Pazar, Haziran 29, 2008

"La Bello Vida"

Bu yılın ilk tatilini yapmış bulunuyorum. Karpuz kabuğu denize düşmeden ben giriverdim, ondan azıcık da dondum. Fakat, soğuk su insanı cidden kendine getiriyor; hemen uyandım sanki. Sınavlar, finaller, 300 sayfayı tek gecede okuyup sınava girmeler falan kayboldu gitti. Her ne kadar, telafi etmem gereken bir ders ortaya çıkmış olsa da, pek takmadım tatilde olmanın verdiği ferahlıkla ve yüzmeye devam ettim.

Bütün yılın yorgunluğu ve Domino's pizzaları yok oldu gitti valla. "Benim göbeğim mi küçüldü, ne?!" diye kendimi avutuyorum. Olsun, iki daha yüzerim, açılırım gene. Bu daha ilk tatildi.

Tabii, Bodrum'a Haziran ayının ortasında gitmek biraz saçmalıktı, çünkü ortada insana rastlamak neredeyse zordu, fakat Türkiye-Hırvatistan maçı sonrası aslında kalabalık olabileceğini anladım Bodrum'un. Sakinliğin sayesinde, çok da güzel yerler keşfettim: Birincisi The Marmara - Bodrum... İnanılmaz genişlikte bir Ege manzarasının ayaklarımın altına serilivermesi, güzel yapılmış kahvemi de bir güzel bu deryaya karşı yudumlamam da üstüne tam oldu. İkincisi ise, D-Marin Turgutreis'in süper 'beach'i, Bluepoint! Marina'nın mendireğinin hemen dış ucunda yer alan bu mekan, hem güzel bir restoranı, hem güzel bir sahili, hem de güzel kavunlu frozen'ı sunarak gönlüme tahtını kurdu. Bundan sonra hep gidesim var!

Bunların dışında, tabii okul bitti ve ben 3. sınıfa geçmiş bulunuyorum (alkışlar!). Az kaldı sanki yav!? Türkiye A Milli Futbol takımı, göğsümüzü kabarttı, çok güzel ve efsanevi bir başarıyı yakaladı. Ekonomi sonunda -benim tatili de fırsat bilip- frenini patlattı. Sonumuz hayır olsun.
Hepinize sevgiler...


m.b. 29.06.2008