Cuma, Şubat 22, 2008

Farklar

Uzun zamanlık bir aranın ardından okuyanlarla bu gece bunu paylaşmam gerektiğini düşündüm. Çünkü, belki onlar da sadece benim gördüğüm kadarını değil de, daha fazlasıyla bu farklılıkları, beceriksizlerle yeteneklileri başka yerlerde görüp 'fark etmişlerdir' dedim.

Dün gece yarısı, Abbas Güçlü'nün sunduğu Genç Bakış programı İTÜ'de, gündemi öğrencilerle tartışmaya açmıştı. Hüsamettin Cindoruk, Mümtaz Sosyal ve Ertuğrul Yalçınbayır'ın otorite konuşmacı olduğu programda, tahmin edebileceğiniz üzere, asıl tartışma gene Türban konusuna kilitlendi. Saldırgan tavırlı öğrenciler, ortamı devamlı ateşleyip durdular; tartışmayı devamlı bir sinir harbi haline getirmeye uğraştılar. Diğer yandan, konuştular ama ne konuştuklarının; bahsettikleri, ileri sürdükleri, iddia ettikleri şeylerle ilgili bilgileri olup olmadığını bir an bile düşünmeden anlaşılabiliyordu. Boş boş konuşmaktan, içi boş iddialarla, arkası boş savlarla biribirlerinin ve konuşmacıların düşüncelerine saldırmaya çalıştılar. Ama gerçekten boş bir kalabalık vardı. Soru sorması için konuşma hakkı verilmiş bir öğrenci, sözü dolandırdı, dolaştırdı ama bir türlü sadetinin yanına ulaşamadı. Ne dediğini bilmediğinden, gecenin bir yarısı beyni sulanmış olduğundan olsa gerek, konuşmayı beceremedi çoğu İTÜ'lü öğrenci. Gerçek sorunun Türban'dan daha önemli olduğunu, asıl onun tartışılması gerektiğini belirttiler başta; ama sonra kendileri unutup, Türban kavgasına çevirdiler işi. Hüsamettin Cindoruk'un "Yeni Anayasa için çalışma atölyeleri kurulsun, gençler de tartışsın, herkese ait bir Anayasa oluşsun" çağrısını bile duyamadılar bu yüzden. Geceden aklımda kalan, yaşıtlarımın çoğunun fikirsiz ve konuşma özürlü oldukları düşüncesi kaldı.

Bu gece de Show TV'de Ali Kırca'nın sunduğu Siyaset Meydanı var -hala da devam etmekte. Van'dan yayınlanmakta program ve konuklar Doğu'dan ve Batı'dan getirilmiş çocuklar. Konu, yine aynı konu bir önceki gecekiyle... Türkiye'nin gündemini bu çocuklar konuşsun diye akla gelmiş. Programı seyretmediyseniz şunu söylemem lazım: iki gece arasında gerçekten büyük bir fark var! Üniversiteli gençlik konuşma yetisini kullanamazken, bu çocukların büyük bir kısmı kendi boyunu aşan cümleler kurup, boyundan büyük ama tam da gerçek olan gündemi dile getiriyor. Bazı çocuklar bu programda da konuşamadı ama bu onların yaşıyla, şive sorunlarıyla ve çekingen tavırlarıyla çok rahatlıkla göz ardı edilebilir bir durum. Çocuklar Lise son sınıftan, ilkokul sıralarına kadar genişleyen bir skalada yer alıyor ve hepsi de, dün gece 'Türkçe Konuşamama' ve 'Derdini Anlatamama' dersi veren İTÜ'lü abi ve ablalarından çok daha umut verici gözüküyor. Gerçek gündemi bilip, hem o konuları, hem Doğu-Batı farklılığını konuşabiliyor, çocukluklarıyla bu farkın üstüne gidiyorlar.


Dün geceye göre, çok daha rahat bir uyku çekebilirim. Nasılsa konuşmayı bilen bir nesil daha var arkamda.

m.b. 22.02.2008