Perşembe, Kasım 09, 2006

Rakı-Cıgara-Selanik

Yeni kurulan Meclis'in en sıkıntılı günlerinde, "Kocatepe'den Afyon'a kayan bir yıldız gibi atlamaya" hazırken, Cumhuriyet'i ilan ettiğinde, siroz olduğunu öğrendiğinde... hepsinde güçlüydü, dimdik durdu ayakta. Sadece kendisini taşımadı; bir milleti de sırtladı o güç anlarda Mustafa Kemal. “Bir kurda benzeyen mavi gözleri” iyi ki görmedi şu anki halini kurduğu eserinin…
Ardında bıraktıklarına baktığında ne görecekti sizce? Devletin kurucusunun fotoğrafları, devlet dairelerinin duvarlarından teker teker kaldırılıp atılırken, rejimin ayaklarını oluşturan ilkeleri birer birer çiğnenirken, yok edilirken, sadece limanların, tersanelerin değil, telefon hatlarının, petro-kimya fabrikalarının, tek tek tüm özgürlük teminatlarımızın satılıp yağmalandığını görse, sizce ne dilerdi Mustafa Kemal? Bu Türkiye’yi gören gözlerinin kör olmasını mı, eserine sahip çıkamayan bizlerin onun soydaşlarımız olmamasını mı, yoksa “Ey Türk gençliği”nin biz olmamamızı mı?
Savarona’sında geçen güzel günlerini, rakısını, cıgarasını ve bir de Selanik’i özleyen Atam’a…

m.b. 10.11.2006 – 00:05