Pazar, Ocak 15, 2006

15 Ocak

(Sadece bir günlük sayfasından düşenlerdi bunlar…)

Bugün, hayat bambaşka bir yola girdi bende. Dönse diye dua ederken, bir anda buluverdim onun kalbini avucumun içinde. Biraz şaşırtıcı oldu ya, geldi geri işte. Gözleri, sabahın ilk saatlerinde bende olacak; kulakları beni dinleyecek yeniden. Hayat, küçük bir şaka yapmış bana. Sadece birkaç hafta süren, küçük bir ayrılık imtihanıyla sınandım. Kaybolmaktan son anda kurtarıldım –onun tarafından. Umutlar yeniden yeşertilmek, sevda sözcükleri bugünlerde ve sonrasında söylenmek üzere saklanmıştı o sandığa. Şimdiyse çıkarmanın vakti geldi.
Aşk, hayatın en zor sınavlarından ikinci olanıydı: ben şimdi bu sınava başladım. Süreç ne olursa olsun, kazanana verilen ödül cezp etmekte beni: güzel bir kızın, küçük, kırmızı kalbi… sevgim dolup taşıyor içimde şimdi: aşkım bir ırmak; önüne geçilmez olmuş. Gözlerine bakmak, sevdiğimi doya doya söylemek, zaman kısıtlaması olmadan yaşamak, özgürlüklerin ne güzeli olsa gerek. Tenine, saçlarına dokunmak ellerimle, ve okşamak gözlerini bakışlarımla, hayatımın en anlamlı dakikaları olacak, sabahın ilk dakikalarıyla beraber. Hayatım, yazdıklarım, yaptıklarım senindir, şu dakikadan sonra.
İçime çektiğim her hava molekülündeki yârim: aşığım sana…ölüm beni alana, sen beni bırakana değin!