Hafta sonu, toprakla uğraşmanın insanı oyalayacağını, hatta mutlu bile edebileceğini keşfettim. Tırıs tırıs 'temiz çocuk' pozlarını bırakıp, bahçeye girmek, kazmasına küreğine kadar aletli aletsiz çalışmak, toprağa dokunmak bana göre olabilirmiş, bunu gördüm. Kişi bütün sinir stresi veriyor gerisin geri almamak üzere; bir rahatlıyor, bir farklı kalkıyor ayağa tekrar. Anlatması zormuş, ondan imkanınız varsa bir deneyin bence.
George Orwell Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'te karakteri Winston'a dedirtir ki;
"Eğer bir umut varsa, proleterlerdedir."
Tamam biraz uçuk bir söz seçmiş olabilirim, özellikle yukarıda bahsettiklerimden sonra ancak amaç küçük bir bağ kurup, asıl konuya gelmekti sevgili okuyan. Londra'nın bambaşka bir boyuttaki geleceğinin hikayesinde, George Orwell'ın yarattığı Okyanusya ve Londra figürüyle, şu andaki dünya düzeni arasında çok büyük uçurumlar olsa da, benzerlikler de yok değil diyeceğim. Okumanızı öneririm, çünkü şu sıra benim elimde sürünmektedir. Benim 4 yıldır aklımdaydı, sonunda başladım. Biraz ağır aksak gidiyor ama, merakımı gidereceğim en azından.
Bir başka kitap önerim daha var; Sakallı Celal. Galatasaray Lisesi mezunu, bilgili, soyadından çok sakalıyla tanınan bir 20. yüzyıl aydınıdır kendileri. Aydın dediysek, ne o zamanlardaki aydınlara benzer, ne bu zamanki. Bence -galiba yazara göre de öyleydi- Celal Yalnız kendi zamanının ve hatta bizimkinin çok ilerisinde bir kişiymiş. Melih Cevdet ve Orhan Veli'yi kendine hayran bırakabilecek kişilikte, ama asla kibirli olmayan Sakallı Celal'le tanışmanızı öneririm. Kitap, Permagon Yayınları tarafından basılmış, Orhan Karaveli tarafından kaleme alınmış.
Bu yaz okuduğum bir başka kitap Marc Levy'nin Özgürlük İçin adlı kitabıydı. Dizgide büyük hatalar yapılmış olsa da Can Yayınları ve anlattığı hikaye biraz klasik 2. Dünya Savaşı filmi senaryosunu hatırlata gelse de, Marc Levy'nin yazınını bir denemenizi tavsiye ederim eğer hala denememişseniz.
Kitaplar dışında sizlere şiddetle tavsiyem, Şubat ayındaki fragmanından beri dakika dakika beklediğim yeni Tarantino filmi Inglorious Bastards!! Kanın, şiddet ve vahşetin perdeden akıp gözlerinize sıçrayacağı bir film olan ve Tarantino'nun yıllardır çekmeyi düşlediği ancak kendini iyi anlatabilmek için beklediği film sonunda bu cuma vizyona giriyor. Brad Pitt'in Teğmen Aldo Raine'i oynadığı filmi mutlaka izleyin.
İyi haftalar olsun tatildeki veya çalışma temposundaki okuyanlar...
m.b. 18.08.2009
0 Bızı bızı bızıı:
Yorum Gönder